15 Ağustos 2013 Perşembe

Uçalım !

Açın ellerinizi ... Önümüzdeki 2 saat yukarıdan sorularınızın cevapları bırakılacak ... Burda 2 devre yaşayacağız ... Uyanma ve uyanıklığı koruma ... Önce uyanması gerekenler var tabi ... Korkmayın algılama ve sindirme gayet kolay ama gözünüzde büyütür ve zihne kapılırsanız nerdeyse imkansız ... Açın ellerinizi ... Düşüyor gökyüzünden aklınızı karıştıran tüm kapıların anahtarları ... Adeta rengarenk damlaların oluşturduğu beyaz bulutlardan yollanan bir yağmur gibi ... Tüm Dünya'ya aynı anda yağan ... Fiziksel bir anlam arıyorsanız geçen akşam ki yıldızların tozları diyelim onlara ... Ama fiziksellemeyin zihindir bu ... Kafanızın içindeki gözünüz açılacak , açıktı ama uyanıklık artacak ... Bu yağmur bir süre devam edecek , lütfen şemsiye kullanmayın ... Bütüne bağlı olduğumuzdan , ilerlemek için sizin artık hareket etmenize ihtiyacımız var siz olmadan bir yere gidemiyoruz ... Kollektiflik önemli birbirimize karşı sorumluluğumuz var ... Bu yüzden hadi hazırlanın çıkalım geç kalıyoruz ... Ayaklarım karıncalanıyor , heyecan içindeyim ... Ama beklemek zorundayım ... Bu da benim sınavım sabretmeliyim ... Nolur artık ayaklarınıza ya da önünüze bakmayı bırakın acele etmemiz lazım kaldırın kafanızı ve gökyüzüne bakın ... Düşünsenize siz daha sorularınızın cevabını bulacak anlayacak ve heeee diyeceksiniz ... Biz 1 ders sonrasını bile dayanamayıp okuduk kitaplardan ve pratiğe dökmek için sizi bekliyoruz ... Hadi el ele tutuşun artık ve kaldırın kapaklarınızı , atın şapkaları , çıkarın örtüleri hatta daha da fazlasını almak istiyorsanız kazıyın kafanızı ... Kapaklar nerde mi ? Biri tepenizde biri de tam gögsünüzün ortasında ...

2 Ağustos 2013 Cuma

Bir önceki deneme başarılı bir başarısızlıktı !

Bundan bir süre önce seni çağırdığımı yazmıştım ... Bir kısmında gelmişti ... Ama sende tam olmamıştın ...

Şimsi yeni formatı bekliyorum , bak dünya ayağa kalktı ... Yürümeye başladık .... Sende olmuşssundur artık ... Hadi gel beni pikiklere götür , şarkılar söyle kulağıma ...

Aşık et bana kendini ... Aşık ol bana ... Ben sana daha şimdiden seni daha görmemişken , seni daha tanımıyorken sırılsıklam aşığım ...

Sadece gel'meni bekliyorum ve hatta

Seni çok seviyorum

27 Haziran 2013 Perşembe

Bütünün parçası olmanın hazzıyla ...

http://www.youtube.com/watch?v=Sp30CVKlpGQ

Öncelikle ben hepimize sonsuz teşekkür etmek istiyorum …


yalnız değilmişim … yalnız değilmişiz … biz bir kapı açtık , çok uzun zamandırda eşiğinde beklediğimiz bir kapıyıdı bu … çoğu zaman sıkıldık beklemekten hatta bazılarımız bu amaçsız dünyada daha devam etmek istemiyorum diyip ölmeyi fln dusundu ama yıne de yaşama karsı sevgısı o kadar buyuktu kı ıcınde yapamadık

… şimdi hayal ettiğimiz o dünyayı inşaa edecek araziyi bulduk … tabi hala korkular ve şüpheler var içimizde ama bu doğal … bu hissin dogal oldugunu bilerek ve buna çokta takılmayarak artık çalışmaya başlamalıyız … herşeyi yeniden kurmalıyız … şarkının da dediği gibi ‘’ bu şehri kurallarından yıkıp yarın için özüyle yeni baştan kurmalıyız ‘’

 Çok bekledik , çok engel aştık ... anne babalarımızın iyi niyetli yaptırımlarını sorgulamak - uymayanı reddetmek , kimsenin umursamadığını düşünmek , yediğini içtiğini yememek - içmemek ve ya içemek,ışığın peşinden koşmak çok uzun sürdü . Onlardan yana şanslı olsak; bu sefer de toplumun din adı altında kendince biçimlendirdiği yasaklar ve kurallar silsilesi çıktı karşımıza.

Yeni bir çağa adım atıyoruz. Çocukken filmlerde gördüğümüz, hayal dünyamızda düşlediğimiz çoğu olay bugün laboratuarlarda gerçekliğini kanıtlamaya çalışıyor.  Mana maddeye dönüşüyor çember tamamlanıyor ve biz uyanıyoruz

En basiti tohumlar gibi gibi düşünün ... artık çiçeklerimizi ÖZGÜRCE  açıyoruz ... Ama unutmayalım ki bizde tohumduk , bizde güneşssiz kaldık ; bu yüzden çiçek açamayanları suçlamayalım... bizim için artık yola çıkma vakti ... onlarda yanımıza gelecek ... bunun n zaman olacağı önemli değil ... önemli olan empatiyi koparmamak ... bölünmemek ...

Şimdi tamamen birleşip yeniyi kurmalıyız ... bu uyanışımızda emeği olanlarla ... eski yapı tamamen çökmüştür ve kel görünmüştür ... Çözüm YENİ 'dir

Bundan sonra eski hayatlarımızın düzenine dönebilmek gibi bir şey yok … elde ettiğimiz ruh bedenlerimizden kolay kolay çıkabilecek gibi değil … Başbakan dindar bir gençlik istiyordu ve bizde dindar bir gençliğin ilk sahip olması gereken şeye sahibiz … inanç !


1 Mart 2013 Cuma

Uzun ara sonrası

Uzun bir zamandır yazmadığımın farkındayım , hatta yazzam yazcam diyip yazmadığımında farkındayım , hatta şimdi çok depresyondayım çıkçam yazıcam diyip o depresyondan hiç çıkamadığım için yazmadığımında farkındayım ...

Ama bu kadar farkındalık fazla gelmez mi bünyeye ? Geldi ... Benle birlikte bir çok insana günümüz dünyada bazı farkındalıklar son derece ağır geliyor ki biz burda buluşuyoruz !

O kadar önemliydi ki paylaşmam gerekiyor ...

http://hayvanozgurlugu.blogspot.com/2013/02/aysa-ile-dayansmaya.html

16 Ağustos 2012 Perşembe

Tatils ...


ve 2 yıl sonunda tatile 1 gün kala ... yazıcam ... çok yazıcam


11 Haziran 2012 Pazartesi

Nesnesitelná lehkost bytí

" i was forced to love my mother, but not this dog. you know, tomas... maybe... maybe, i love her more than i love you. not more. i mean in a better way. i'm not jealous of her. i don't want her to be different. i don't ask her for anything."

7 Haziran 2012 Perşembe

Erdem Kınay gerçeği ...

Tek bişi söyleyip gitmem lazım ...

Erdem Kınay'ın Proje albümünü mutlaka dinleyin ... Özellikle şu diyemeyeceğim ( aslında Aynur Aydın diyebilirim ama  demiyorum :D ) cidden dinleyin ! Başka ne diyebilirim ... Dinleyin !

:) demiyim diyorum ama tutamıyorum kendimi ... Işın Karaca ne yaptın sen ya ... Ya Dont Waste My Time ! sanarsın ki Funkyiz :D gerçi ben biraz Burak Kut'un ingilizcesini ıyklı buldum ama siz yine de dinleyin ! neyse sustum ... dinleyin ama !

Dinleyin !

Dinleyin !

Dinleyin !

6 Haziran 2012 Çarşamba

Had'ler !

Düşünüyorum ,
Samimiyet nedir ? Olmalı mıdır? Yoksa bazıları için vazgeçilmez midir? ve samimiyete dayanılır mı?

*  *  *

Şimdi bunu böle metafiziksel spritüel ya da felsefik ya da bıdı bıdık anlatmayacağım . Nihayetinde dünyalıyım , bazı egolarım var o yüzden de şu an hissim ne ise zikrim de o olacak , fonda çalan Love Street'e bile fit olupta yüksekten uçmayacağım ...

Samimiyet lazım arkadaş , samimiyete dayalı öle böle günlerde zamanlarda birbirinin nazını çekmek lazım arkadaş . Anca o zaman olunmaz mı arkadaş? Yani belli başlı sınırlarım da , kendi bıdıbıdık dünyamda çizdiğim hallerimde ben seni kabul etmeyeceksem , seni işime gelen hallerinle kendime dahil edeceksem , o güven halkasından bahsediyorum , ne önemi kaldı ki senle olmanın ... Ne önemi kaldı ben olmanın ...

Bazen eşreftedir saat , bazen de eşşekte ... Ama bana olan hislerin hep orda değil mi?

Şimdi felsefikli bakarsak değildir , değişebilir , aslında kimseyi güven çemberimize dahil etmemize gerek yok insan kendine yeter falan ...

Yok yeaa ben şuan resmen üzülüyorum , arkdaşım demiştim ama bi yanlışını söyledik bakışlarıyla bizi vurdu -ki ben kendi hatamı anlamıştım ve bunu kabul bile etmiştim ... I ıhhh hayatta eski sıcaklığı yakalayamam ... Çünkü tahmin ettiğim kişi değilmişssin ... :/ Karıştım gene ...

* * *


:/

Samimiyet : Sevgiden gelen bi eh hadi öyle olsunculuktur ... Nazının geçmesidir ... İçerden gelmektir , rollendiğinde hemen belli olmasıdır .

:/

Olmalıdır

:/

Evet ben samimiyetsizliğe dayanamam


http://www.imdb.com/title/tt1675434/ böyle lazım bana ...

31 Mayıs 2012 Perşembe

Özgürlük ...

Ben şahsen özgürüm ! Çünkü herşeyden önce kafamın içinde özgürüm ... Nereye baksam konu kürtaj ... Şahsen bunlara takılamıyorum , çünkü her ne olursa olsun benim kafamın içi milyonlarca babasız çocukla dolu ...

He birilerinin canı sıkılıyor ip atıyor sizde oyundaki tarafınızın getirdiğini yapıyor ve oyuna dahil oluyorsanız , bizi rahat bırakın ! En azından beni ...

Çünkü cidden ilgilenmiyorum , çünkü ben özgürüm zaten ...

Haa benimle kalkıp sistemin kısıtladığı hayatlarımızı konuşacaksanız , buyrun gelin ben hemen çayı koyayım ama nolur elinizdeki ve kalbinizdeki o applicationları bi koyun kenara , o oyunları bi kapatın dünyaya dönün öyle ...

Yoksa sizin o tüm idealistliklerinizi samimi bulmayacağım ... Siz kürtajı bir kıstas almadan önce içinde yaşatıldığımız manyetik alanı konuşun ve et yemeyi bırakın !

Yoksa dediğim gibi sizi samimi bulmayacağım ... Hatta size belki ileri gidip KUKLA bile diyeceğim ...


Haa sormayı unuttum , naber Tekel İşçilerinden ? bi arada onları savunuyordunuz ya?